Utagawa Hiroşige’yi bilmeseniz de, ukiyo-e ‘yi bilirseniz. Hiroşige, Hokusay ya da ukiyo-e diye bilmiyorsanız da Japonya’nın o kendine özgü güzellikleri, kendine özgü şekilde çizen ukiyo-e ustalarını ve eserlerini mutlaka bir yerde görmüşsünüzdür.
Yüzen (akıp giden mi daha doğru) dünya, fani dünya, hüzünlü dünya bu anlamlara gelebilen ukiyo-e tahta kalıplar üzerine yapılan bir resim tekniği. Bu teknik ile nasıl resim çizilir diye epey düşünseniz, böyle çizileceğini hayal edebilir miydiniz bilemiyorum. Bu videoyu bir arkadaşım merakı ile bana izletmişti. Ukiyo-e hakkında adım adım çizimi anlatan video
Hokusay bu teknik ile çalışan en büyük usta diye kabul edilirken, Hiroşige manzara denince akla gelen büyük sanatçılardan. Tabi, tabi ben burada o daha büyük bu daha büyük konusuna girmeyeyim. Aynı dönemde eserlerini üretmiş bu sanatçıların birbirlerinden etkilendikleri de söylenebilir.

Hiroşige;1853

Hokusay;1829-1832
Nitekim Hokusay’ın Fuji Dağı manzarasını işlediği Kanagawa’da Dalgalar isimli çalışması ile Hiroşige’nin Naruto Girdabı eserleri epey birbirine benzemektedir. Ama siz artık girdap konusunu anladınız sanıyorum, dolayısı ile dalgalar ve girdap temasına hızlıca odaklanabilir ve Hiroşige’nin Naruto Girdabını, Fuji Dağı’nında yer aldığı dalgalar ile karıştırmazsınız diye düşünüyorum.
Japonların doğaya tutkusu, insani duygulara doğa olayları ile yoğunlaşması, sanatçılarının da böylesi etkileyeci eserler yaratmaları sonucunu doğuruyor kanımca. Haiku’da, ukiyo-e de, ikebana’da, Japon sinemasında bunu hep hissediyorum. Bir girdap, bir dalga ve ufukta kuşlar en geride yüzyıllar geçse yerinden kımıldamayacak dağlar. Siz de şimdi burada biraz derin düşünün…
Naruto girdabına dönecek olursak. Bu doğa olayı hem tüm dünyadan, hem de tüm Japonya’dan ziyaretçi çekiyor. Girdabı 45 metre tepeden cam pencerelerden ya da Muhteşem Naruto bot turuna katılarak epey yakınından izleyebilmek, atmosferini fiili olarak yaşama fırsatlarınız var.

